BİLGİLENDİRME

Bel ağrısı

Bel ağrınız varsa yalnız değilsiniz. Yaklaşık 10 kişiden 8’i yaşam boyu en az bir kez bel ağrısı yakınımı yaşar. Bel ağrısının semptomları ve çiddiyeti büyük değişkenlik gösterir. Başit kas spazmları hastaları acil servislere gitmelerini gerektirecek kadar şiddetli yakınımlara neden olabilirken, kireçlenmeler hafif, gelip geçici ağrılara neden olabilir. Hastaların çoğunda bel ağrısı önemli bir hastalığa ya da bel sorununa bağlı değildir ve ağrıya neyin sebep olduğu tam olarak belirlenemez. Bu durum spesifik olmayan bel ağrısı olarak adlandırılır. Semptomların ayrıştırılması ve doğru tanı ağrının etkili bir şekilde giderilmesi için ilk basamaktır. Çoğunlukla ağrı 6 hafta içinde ortadan kalkar ancak zaman zaman tekrar edebilir. Bazı durumlarda ağrı süregen ve kronik bir hal alabilir. Kadınlar ve erkekler eşit oranda etkilenmektedir.

Bel ağrısının tipleri nelerdir?

Bel ağrıları mekanik bel ağrıları (Spesifik olmayan bel ağrıları), mekanik olmayan bel ağrıları ve yansıyan bel ağrıları olarak sınıflandırılır. Mekanik bel ağrıları en sık gözlenen bel ağrısı çeşididir. Bu konudan aşağıda detaylı olarak söz edilecektir. Mekanik olmayan bel ağrılarında genellikle altta yatan spesifik bir neden vardır. Enfeksiyonlar, tümörler ve tümör metastazları, romatizmal bel ağrıları gibi durumlar bu grupta yer almaktadır. Eğer bel ağrısı doğrudan belle ilgili bir nedenden kaynaklanmıyorsa yansıyan bel ağrısı olarak adlandırılır. Ana karın atar damarının anevrizması (yırtığı), böbrek taşları, kalça ekleminden kaynaklanan sorunlar, karaciğer, pankreas gibi karın içi organlarla ilgili sorunlar bel bölgesine yansıyan ağrılara neden olabilir.

Spesifik olmayan bel ağrısı

En sık gözlenen bel ağrısı şeklidir. Ani olarak bel ağrısı başlayan yirmi kişinin yaklaşık 19 tanesinin ağrısı, spesifik olmayan bel ağrısı olarak sınıflandırılır. Pek çok kişi yaşamının herhangi bir döneminde bu tarz bir bel ağrısı yaşar. Ağrıya neyin neden olduğu tam olarak belirlenemez. Ağrı orta yoğunlukta ya da şiddetlidir.

Spesifik olmayan bel ağrısı nedir?

Ağrı herhangi bir spesifik nedene yada hastalığa bağlanamaz. En önemli nedeninin omurga etrafındaki kas ve ligamanların zorlanması olduğu düşünülmektedir. Bazen sorun iki omurga arasındaki diske, omurgaların birbirleri ile yaptığı eklemlere bağlı olabilir ancak yapılan testlerle ağrının tam nedenini belirlemek mümkün değildir. Dolayısıyla da doktorların ağrının tam olarak nereden kaynaklandığını söylemeleri zordur. Bazı hastalar ağrının nedenini bilmemekten rahatsız olabilir ancak bu durum aslında hastanın ağrısının önemli bir hastalığa ya da duruma bağlı olmadığını gösterir.

Spesifik olmayan bel ağrısının semptomları

Genellikle ağır kaldırma, ani öne eğilme gibi zorlayıcı bir durum sonrası ortaya çıkar. Bazen hiç bir görünen neden yokken de gözlenebilir, hastalar bel ağrısı ile uyanabilirler.

Bu ağrılar basit bel ağrıları olarak adlandırılsa da basit olması ağrının şiddetinin az olacağı anlamına gelmez. Ağrı genellikle bel bölgesine lokalizedir, ancak bazen kalçalara ve uyluğa yayılabilir. Spesifik olmayan bel ağrısında gözlenen ağrının özelliklerinden biri de sıklıkla yatar pozisyonda ağrının azalması, belin zorlanması, öksürmek ve hapşırmak ile ağrının artmasıdır.

Hastaların çoğunda semptomlar kısa süre içerisinde kendiliğinden düzelir. Ancak bu hastalarda ağrının tekrarlaması olasıdır. Bazı hastalarda ağrı kronikleşerek süregen hale gelebilir.

Spesifik olmayan bel ağrısında tedavi:

Aktif kalmak

Mümkün olduğu kadar normal günlük aktivitelere devam edilmelidir. Bu durum ağrı ve spazmın çok olduğu durumlarda mümkün olmayabilir. Ancak hastaların ellerinden geldiği kadar aktif kalmaları ağrının önlenmesinde önemlidir. Bu dönemde kural olarak ağrıları arttırıcı aktivitelerden kaçınılmalıdır. Hastalara doğal olarak en rahat ettikleri pozisyonda yatmaları önerilmektedir. Sert zeminde yatmak semptomları kötüleştirebilir. Bu nedenle ortopedik veya yarı ortopedik, ortası çökmeyen yataklarda yatmaları daha faydalıdır.

İlaçlar

Ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler spesifik olmayan bel ağrılarının tedavisinde doktor kontrolünde kullanılabilirler. Ağrı kronikleştiği zaman, anidepresan ilaçlar, antiepileptik ilaçlar, opioidler gibi çeşitli ilaçlar da tedaviye eklenebilir.

Egzersiz

Bel ağrılarının önlenmesi ve tedavisinde egzersizlerin çok büyük önemi vardır. Bu konuda mutlaka fiziksel tıp ve rahabilitasyon uzman hekiminize danışınız. Ancak ağrının ve spazmın belirgin olduğu akut dönemde egzersiz semptomları kötüleştirebilir.

Spesifik olmayan bel ağrılarına örnekler:

Sinir kökü ağrısı (Siyatik)

Bu durum 20 bel ağrılı hastanın 1 tanesinin daha azında gözlenir. Sinir kökü basısının anlamı, omurilikten çıkıp bacaklarımıza giden sinirlerin omuriliği terkettikleri yerde basıya uğraması ya da irrite olmasıdır. Hastalar sinirin izlediği yol boyunca ağrı hissedebilirler. Bu nedenle hastalar tipik olarak ağrıyı bazen baldır veya ayak bölgesinde hissederler ve sıklıkla bu bölgede hissettikleri ağrı bellerinde hissettiklerinden daha fazladır. Bazen hastalar bu nedenle sorunun belden kaynaklandığına zor ikna olurlar. Sinir kökünün basısı ve irritasyonu kalça, bacak ve/veya ayakta uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlüğe neden olabilir. Sinir kökü basılarının %90’ının nedeni bel fıtıklarıdır.

Bel fıtığı:

İki omur arasındaki diskin yerinden çıkarak omurilikten çıkan sinirlere bası yapması durumudur. Diskin yerinden taşması fıtık olarak adlandırılırken her fıtıklaşmanın sinirlere bası yapmadığı akıldan çıkarılmamalıdır. Hiç bel ağrısı şikayeti olmayan kişilerin önemli bir bölümünde manyetik rezonas görüntüleme (MRG) yönteminde bel fıtığı saptanabilir. Bu nedenle, ağrıya sebep olan durumun bel fıtığı olduğunun söylenebilmesi için hastanın klinik şikayetleri ve fizik muayene bulguları ile MRG bulguları arasında uyum olması gereklidir. Bel fıtığına bağlı semptomlar; bel ağrısı, bacağa özellikle diz altına yayılan ağrı, uyuşma karıncalanma ve güçsüzlüktür. Bu şikayetler belli vücut pozisyonlarında ve ıkınmak, hapşırmak, öksürmekle artabilir.

Bel fıtığı tedavisinde ameliyat dışı yöntemlerle başarı oranı oldukça yüksektir. İlaç tedavileri ile birlikte fizik tedavi uygulamaları, egzersizler hastaların şikayetlerinin düzelmesini sağlar. Bel fıtıklarında aşağıdaki durumlarda cerrahi tedavi gerekir

  • Omurlilik saçaklarına bası olması (Kauda Ekina sendromu)
  • Konservatif tedavilere ragmen ilerleyici kuvvet kaybının olması
  • Konservatif tedavilere rağmen şiddetli sinir boyunca yayılan ağrıların olması

Bel kayması (Spondilolistezis)

Omurganın diğer komşu omurgaya göre öne doğru kaymasıdır. Halk arasında bel kayması olarak adlandırılan durumdur. En önemli nedenlerinden biri bel bölgesine olan aşırı yüklenmelerdir. Omurların kayması omurilik kanalının daralmasın, omuriliğin sıkışmasına ve buna bağlı bulgulara neden olabilir. Omurilik kanalının daralması ve omurilik basısı bacaklarda ağrı, uyuşma ve yanma gibi semptomlara yol açar. Her bel kayması omurilik basısına yol açmaz ve tamamen semptomsuz olabilir

Omurga kireçlenmesi (Spondiloz)

İki omurgayı birbirine bağlayan eklemlere faset eklemi denilmektedir. Özellikle yaşlanma ile birlikte bu eklemlerde ortaya çıkan yıpranma, bozulma ve oluşan kemik çıkıntıları omurga kireçlenmesi olarak adlandırılmaktadır. Gerek bu yıpranmalar, gerekse kemik çıkıntıların yol açtığı basılar ağrıya neden olabilir. Bu durum özellikle ileri yaşlarda sık gözlenir. Ancak omurga kireçlenmesi olduğu halde hiçbir yakınımı olmayan kişilerin sayısı az değildir.

Omurilik Saçaklarının Basıya Uğraması (Kauda Ekina Sendromu): Nadir gözlenen ama acil bir durum.

Omuriliğin sonundaki saçakların basıya uğraması durumudur. Nadir gözlenir ancak ciddi bir sorundur. Bel ağrısının yanında, bir veya iki bacakta güçsüzlük, eyer tarzı duyu kaybı (makat çevresi), idrar ve gaita kaçırma veya yapamama gibi sorunlar olabilir. Bu durum da, mevcut sorunların kalıcı olmaması için acil cerrahi müdahale gerekir.

Omurga kireçlenmesi (Lomber Spondiloz)

Omurga kemikleri osteoartritin (kireçlenmenin) en sık gözlendiği bölgelerden birisidir. En önemli risk faktörleri; yaşın ilerlemesi ve fazla kilolu olmaktır. Omurganın hareketliliğini sağlayan eklemlerdeki sorun nedeniyle hastalar ayakta kalmakla, bel hareketleri ile artan ağrılardan şikayet ederler. Bazı durumlarda eklemdeki bozulmalar bel fıtıklarına benzer şekilde sinir köklerine bası yapabilir ve bununla birlikte bel fıtığına benzer bulgular ortaya çıkabilir.

Ankilozan Spondilit

Daha sıklıkla genç erişkinlik döneminde başlayan, leğen kemiklerini ve omurga kemiklerini etkileyen romatizmal bir hastalıktır. En tipik bulgusu bel ağrısı ve istirahatle artan ağrı, en az 30 dakika süren sabah tutukluğu ve hareketle ağrının azalmasıdır. Bu karakterdeki bel ağrısı olan hastalar mutlaka altta yatan inflamatuar hastalıklar açısından araştırılmalıdır.

Kısaca özetlemek gerekirse; bel ağrıları yaygın görülmesine rağmen doğru hareketler ve korunma önlemleri ile çoğunlukla önlenebilen, ortaya çıktığı zaman ise sıklıkla cerrahi dışı yöntemlerle (ilaçlar, egzersizler, fizik tedavi gibi) tedavi edilebilen bir sorundur.